Koroner Arter Bypass Cerrahisi

Koroner arterler kalbin dış yüzünde seyreden ve kalbe oksijen ve besin sağlayan damarlardır. Bu damarların tıkanması sonucu göğüs ağrısı oluşur ve bu da koroner arter hastalığının en önemli belirtisidir. Koroner arter bypass cerrahisi tıkalı kalp damarlarının yerine yeni kan akımı sağlayarak kalp kasının beslenmesini düzenleyen bir tedavi şeklidir. Bu ameliyat genel anestezi altında yapılan ve sonrasında genellikle 1 gece yoğun bakım ünitesinde hastaların takip edildiği bir ameliyattır. Genellikle bacaktan ve göğüs kemiğinin altında seyreden meme damarı kullanılarak bypass gerçekleştirilir. Hastalar çoğunlukla ameliyat sonrası 5-6. günlerde taburcu edilirler ve genellikle 1,5-2 ay içerisinde normal hayatlarına dönebilirler.

 

Kalp Kapağı Ameliyatları

Kalp, kasılma ve gevşeme hareketleri ile kanın ileri, yani organlara doğru gönderilmesini sağlayan bir pompaya benzetilebilir. 4 odacıktan oluşmaktadır. Kanın ileri hareketini sağlayan ise kalp kapakları denilen yapılardır. Bu kapaklar sayesinde kan geriye kaçmamaktadır. Kalp kapağı hastalıkları kalbimizde bulunan 4 kapağın etkilendiği tüm hastalıkların genel ismidir. 3 farklı tipte kapak hastalığı mevcuttur. Bunlardan ilki, genellikle romatizmal kalp hastalığının neden olduğu kapakların kireçlenmesi ile seyreden tiptir. Kapak açılımı kısıtlanmıştır ve kanın ileri doğru pompalanması gerçekleştirilemez. Bir diğer tip kapak hastalığı ise kapakların kapanma kısıtlanması ya da kusurudur. Kapaklar kanı geriye kaçırır. Son olarak ise karışık tipte kapak hastalığı görülebilir. Bu tipte kapaklarda hem kapanma hem de açılma kısıtlılığı mevcuttur. Kalp kapak hastalıklarının en belirgin bulguları; çarpıntı, nefes darlığı ve çabuk yorulmadır. Tanısında mutlaka ekokardiyografi ve gerekirse anjiyografi yapılmalıdır. Kapak hastalığının tipine ve hastalanan kapağa göre tedavi belirlenir. En sık yapılan kapak ameliyatları hastalıklı kapağın metalik veya biyoprostetik (domuz veya sığır kapağı) ile değiştirilmesidir.

Bir diğer ameliyat seçeneği ise kapağa onarım yapılarak fonksiyonunun sağlanmasıdır. Kalp kapakları metalik kapaklar ile değiştirildiğinde hastanın hayat boyu mutlaka kullanması gereken COUMADİN adlı kanın pıhtılaşmasını engelleyen bir ilaç vardır. Bu ilaç tablet olarak alınır ve ilacın dozu PT/INR denilen kan tahlili ile ayarlanır. Her hasta farklı dozlarla istenilen PT/INR değerine ulaşır. Bu nedenle kapak ameliyatlarından sonra hastalara coumadini hangi dozda kullanacaklarına dair bir liste hazırlanarak verilir. Kanın pıhtılaşmasını önleyici bir ilaç olduğu için, ilacın yanlış kullanılması kanamaya veya kapakta pıhtı oluşmasına neden olabilir. Coumadin bazı ilaçlarla ve bazı yiyeceklerle( greyfurt, avokado, alkol, Brüksel lahanası ) etkileşim göstermektedir. Bu nedenle coumadin kullanan hastaların kullanacağı her yeni ilaçtan doktorlarını haberdar etmeleri gerekmektedir.