Diyabet (Şeker Hastalığı) Nedir? Belirtileri, Türleri, Tanısı ve Tedavisi

Oluşturulma: 15.08.2024 · Son Güncelleme: 17.08.2026 · Kategori: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları · Academic Hospital Web ve Yayın Kurulu Tarafından Hazırlanmıştır.

Diyabet (Şeker Hastalığı) Nedir?

Diyabet (diabetes mellitus), kandaki glukoz düzeyinin kronik olarak yüksek seyretmesiyle karakterize bir grup metabolik hastalıktır.

Glukoz vücudun önemli enerji kaynaklarından biridir. Pankreastaki beta hücrelerinden salgılanan insülin, glukozun birçok hücre tarafından kullanılmasını ve depolanmasını düzenleyen temel hormonlardan biridir.

Diyabette insülin üretiminin ciddi biçimde azalması veya tamamen kaybolması, vücudun insüline yeterli yanıt verememesi ya da bu mekanizmaların birlikte bulunması sonucunda kan şekeri yükselir.

Uzun süre kontrolsüz seyreden yüksek kan şekeri zaman içerisinde damarları, kalbi, böbrekleri, gözleri ve sinir sistemini etkileyebilir.

Diyabet yalnızca “şeker yüksekliği” değildir. Güncel diyabet yönetiminde kan şekerinin yanı sıra kalp-damar ve böbrek sağlığı, vücut ağırlığı, kan basıncı, kolesterol, hipoglisemi riski ve yaşam kalitesi birlikte değerlendirilir.

Diyabet Kaç Tipe Ayrılır?

Diyabet yalnızca Tip 1 ve Tip 2 diyabetten oluşmaz.

Başlıca diyabet grupları:

  • Tip 1 diyabet
  • Tip 2 diyabet
  • Gestasyonel diyabet
  • Diğer spesifik diyabet tipleri

olarak sınıflandırılır.

Diğer spesifik tipler arasında bazı monogenik diyabet sendromları, ekzokrin pankreas hastalıklarına bağlı diyabet ve bazı ilaç veya kimyasal maddelerle ilişkili diyabet türleri bulunabilir.

Tip 1 diyabet yalnızca çocukluk hastalığı, Tip 2 diyabet ise yalnızca yetişkin hastalığı değildir. Her iki diyabet tipi de farklı yaş gruplarında görülebilir.

Tip 1 Diyabet Nedir?

Tip 1 diyabet, çoğunlukla bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten beta hücrelerine zarar vermesi sonucunda gelişen otoimmün bir hastalıktır.

Beta hücrelerinin kaybı sonucunda vücutta mutlak veya mutlağa yakın insülin eksikliği gelişir.

Tip 1 diyabet çocuklukta başlayabileceği gibi ergenlik veya erişkin yaşlarda da ortaya çıkabilir.

Tip 1 diyabetli kişiler yaşamlarını sürdürebilmek ve metabolik kontrolü sağlamak için dışarıdan insülin almak zorundadır.

İnsülin:

  • Enjeksiyonlarla
  • İnsülin pompasıyla
  • Uygun seçilmiş yetişkinlerde belirli hızlı etkili insülin preparatlarının farklı uygulama yollarıyla

kullanılabilir.

Hangi yöntemin uygun olduğu kişinin yaşı, ihtiyaçları, glukoz takibi, yaşam tarzı ve mevcut tedavi teknolojilerine göre belirlenir.

Tip 2 Diyabet Nedir?

Tip 2 diyabet, genellikle insülin direnciyle birlikte beta hücrelerinin zamanla vücudun ihtiyacına yetecek miktarda insülin salgılayamaması sonucunda gelişir.

Tip 2 diyabetin gelişiminde genetik yatkınlık ile çevresel ve metabolik faktörler birlikte rol oynar.

Fazla kilo ve obezite, özellikle karın bölgesinde yağlanma, fiziksel hareketsizlik ve yaş gibi faktörler riski artırabilir. Bununla birlikte normal kilolu kişilerde de Tip 2 diyabet gelişebilir.

Tip 2 diyabet artık çocuklarda ve ergenlerde de görülebilmektedir.

Gestasyonel Diyabet Nedir?

Gestasyonel diyabet, daha önce belirgin diyabeti olmayan bir kişide gebeliğin genellikle ikinci veya üçüncü trimesterinde saptanan diyabettir.

Gebelik sırasında yüksek kan şekeri hem anne hem de bebek açısından bazı risklerle ilişkili olabilir. Bu nedenle tanı konduğunda beslenme, fiziksel aktivite, kan şekeri izlemi ve gerektiğinde ilaç tedavisi planlanır.

Gestasyonel diyabet doğumdan sonra gerileyebilir ancak ilerleyen yıllarda Tip 2 diyabet gelişme riskinin arttığını gösterebilir. Bu nedenle doğum sonrası takip önemlidir.

Diyabet Belirtileri Nelerdir?

Diyabet bazen belirgin yakınmalara neden olurken özellikle Tip 2 diyabet uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir.

Kan şekeri belirgin yükseldiğinde:

  • Çok su içme ve aşırı susama
  • Sık idrara çıkma
  • Gece idrara çıkmada artış
  • Açlık hissinde artış
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Bulanık görme
  • Yaraların geç iyileşmesi
  • Tekrarlayan bazı enfeksiyonlar

görülebilir.

El ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma ise özellikle uzun süredir devam eden diyabete bağlı sinir hasarında ortaya çıkabilir.

Belirti olmaması diyabet olmadığı anlamına gelmez. Prediyabet ve Tip 2 diyabet uzun süre belirti vermeden seyredebildiği için riskli kişilerde uygun tarama önemlidir.

Diyabet Neden Olur?

Diyabetin nedeni türüne göre değişir.

Tip 1 Diyabetin Nedeni

Tip 1 diyabette bağışıklık sistemi insülin üreten beta hücrelerini hedef alır. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin bu otoimmün sürece katkıda bulunduğu düşünülmektedir.

Tip 1 diyabet kişinin fazla şeker tüketmesi nedeniyle oluşmaz.

Tip 2 Diyabetin Nedeni

Tip 2 diyabette genetik yatkınlık, insülin direnci, beta hücre fonksiyonunda zamanla azalma ve metabolik-çevresel faktörler birlikte rol oynar.

Bu nedenle Tip 2 diyabeti yalnızca “yanlış beslenme sonucu oluşan hastalık” olarak değerlendirmek doğru değildir.

Tip 2 Diyabet Riskini Artıran Faktörler Nelerdir?

Risk faktörleri arasında:

  • Fazla kilo veya obezite
  • Fiziksel hareketsizlik
  • Ailede Tip 2 diyabet öyküsü
  • Prediyabet
  • Gebelik diyabeti öyküsü
  • Hipertansiyon
  • Bazı lipid bozuklukları
  • Polikistik over sendromu
  • Yaşla birlikte artan metabolik risk

bulunabilir.

Diyabet Tanısı Nasıl Konur?

Diyabet tanısı uygun laboratuvar testleriyle konur.

Gebelik dışındaki bireylerde kullanılan temel tanı yöntemleri arasında:

  • HbA1c ≥ %6,5
  • Açlık plazma glukozu ≥126 mg/dL
  • 75 gram oral glukoz tolerans testinde 2. saat plazma glukozu ≥200 mg/dL
  • Klasik hiperglisemi belirtileri veya hiperglisemik kriz varlığında rastgele plazma glukozu ≥200 mg/dL

kriterleri bulunur.

Belirgin hiperglisemi veya hiperglisemik kriz bulunmayan kişilerde tanının genellikle ikinci bir anormal sonuçla doğrulanması gerekir.

Evde kullanılan glukometre ölçümü tek başına kesin diyabet tanısı koydurmaz. Tanı uygun laboratuvar yöntemleri ve klinik değerlendirmeyle doğrulanmalıdır.

Prediyabet Nedir?

Prediyabet, kan şekeri değerlerinin normalden yüksek ancak diyabet tanı sınırlarının altında olduğu bir durumdur.

Prediyabet Tip 2 diyabet gelişme riskinin arttığını gösterir ve aynı zamanda kalp-damar risk faktörleriyle birlikte bulunabilir.

Uygun kişilerde kilo yönetimi, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite Tip 2 diyabet gelişimini önlemeye veya geciktirmeye yardımcı olabilir.

Özellikle fazla kilosu veya obezitesi bulunan yüksek riskli yetişkinlerde yaklaşık %5–7 kilo kaybı ve haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktiviteyi hedefleyen yapılandırılmış programlar önerilebilir.

Diyabet Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabet tedavisi kişinin diyabet tipine, yaşına, hastalık süresine, glukoz değerlerine, vücut ağırlığına, kalp ve böbrek hastalıklarına, hipoglisemi riskine ve diğer sağlık sorunlarına göre kişiselleştirilir.

Tedavide yalnızca HbA1c değerini düşürmek değil:

  • Hiperglisemi ve hipoglisemiyi azaltmak
  • Kalp ve damar hastalıkları riskini azaltmak
  • Böbrek fonksiyonlarını korumak
  • Sağlıklı kilo yönetimini desteklemek
  • Göz, sinir ve ayak komplikasyonlarını önlemek
  • Yaşam kalitesini korumak

hedeflenir.

Diyabet öz yönetim eğitimi, beslenme, fiziksel aktivite, sigaranın bırakılması ve düzenli takip ilaç tedavisiyle birlikte yönetimin temel parçalarıdır.

Tip 1 Diyabet Tedavisi Nasıldır?

Tip 1 diyabette insülin tedavisi zorunludur.

Tedavinin amacı kişinin günlük yaşamını mümkün olduğunca güvenli ve esnek biçimde sürdürebileceği bir insülin-glukoz yönetimi sağlamaktır.

Tedavi:

  • Bazal ve öğün insülini içeren çoklu enjeksiyon programlarını
  • İnsülin pompasını
  • Sürekli glukoz ölçüm sistemlerini
  • Uygun kişilerde otomatik insülin verme sistemlerini
  • Karbonhidrat ve öğün yönetimi eğitimini
  • Egzersiz ve hastalık günlerinde insülin ayarlamasını

içerebilir.

Tip 2 Diyabet Tedavisi Nasıldır?

Tip 2 diyabet tedavisi kişiye özel planlanır.

Beslenme, fiziksel aktivite ve kilo yönetimi önemlidir; ancak birçok kişide tanıdan itibaren ilaç tedavisi de gerekir.

Kullanılabilecek ilaç grupları arasında:

  • Metformin
  • SGLT2 inhibitörleri
  • GLP-1 reseptör agonistleri
  • Dual GIP/GLP-1 reseptör agonistleri
  • DPP-4 inhibitörleri
  • Sülfonilüreler
  • Tiazolidindionlar
  • İnsülin

gibi farklı tedavi seçenekleri bulunabilir.

Hangi ilacın seçileceği yalnızca kan şekeri değerine göre belirlenmez.

Hekim:

  • Kalp-damar hastalığını
  • Kalp yetmezliğini
  • Kronik böbrek hastalığını
  • Obezite ve kilo hedeflerini
  • Karaciğer hastalıklarını
  • Hipoglisemi riskini
  • İlaçların yan etkilerini
  • Tedavi maliyeti ve erişilebilirliğini

birlikte değerlendirir.

Tip 2 diyabette güncel tedavi yalnızca “şekeri düşürme” yaklaşımı değildir. Kalp-damar hastalığı, kalp yetmezliği veya kronik böbrek hastalığı bulunan uygun kişilerde SGLT2 inhibitörleri ve/veya GLP-1 temelli tedaviler kan şekeri hedefinden bağımsız olarak kardiyovasküler ve böbrek yararları için değerlendirilebilir.

Diyabette Sensör ve İnsülin Pompası Kullanılır mı?

Evet. Diyabet teknolojileri günümüzde tedavinin önemli bir parçasıdır.

Sürekli Glukoz Ölçüm Sistemleri

Sürekli glukoz ölçüm sistemleri (CGM), cilt altındaki glukoz düzeyini gün boyunca takip ederek glukoz eğilimlerini görmeye yardımcı olur.

Özellikle insülin kullanan kişilerde hipoglisemiyi ve yüksek glukoz dönemlerini daha iyi değerlendirmeye yardımcı olabilir.

İnsülin Pompası ve Otomatik İnsülin Verme Sistemleri

İnsülin pompaları gün boyunca programlanmış biçimde insülin verir.

Otomatik insülin verme sistemleri (AID) ise sürekli glukoz sensörü, insülin pompası ve bir algoritmayı birlikte kullanarak insülin uygulamasını glukoz verilerine göre otomatik olarak ayarlayabilir.

Teknoloji seçimi kişinin gereksinimleri, tercihleri, eğitim düzeyi, tedavi hedefleri ve erişim olanaklarına göre yapılmalıdır.

Diyabet Hangi Organları Etkileyebilir?

Uzun süreli diyabet özellikle kan şekeri, kan basıncı ve diğer risk faktörleri yeterince kontrol edilmediğinde farklı organ sistemlerini etkileyebilir.

Başlıca komplikasyonlar:

  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Diyabetik böbrek hastalığı
  • Diyabetik retinopati ve diğer göz sorunları
  • Diyabetik nöropati
  • Ayak yaraları ve enfeksiyonları
  • Periferik arter hastalığı

olabilir.

Komplikasyon riski yalnızca kan şekeriyle ilişkili değildir. Kan basıncı, kolesterol, sigara kullanımı, böbrek fonksiyonları ve diğer risk faktörlerinin yönetimi de önemlidir.

Diyabet Takibinde Neler Kontrol Edilir?

Diyabet takibi yalnızca açlık kan şekeri ölçmekten oluşmaz.

Kişinin durumuna göre:

  • HbA1c ve glukoz değerleri
  • Sürekli glukoz ölçüm verileri
  • Hipoglisemi riski
  • Kan basıncı
  • Kolesterol ve diğer lipid değerleri
  • Böbrek fonksiyonları ve idrarda albümin
  • Göz dibi değerlendirmesi
  • Ayak ve nöropati değerlendirmesi
  • Vücut ağırlığı
  • Beslenme ve fiziksel aktivite

gibi birçok başlık birlikte izlenebilir.

Diyabetle Hangi Bölümler İlgilenir?

Diyabet takibi hastanın durumuna göre multidisipliner yürütülebilir.

  • Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları: Diyabetin tanısı, sınıflandırılması, tedavisi ve metabolik takibinde temel uzmanlık alanlarından biridir.
  • İç Hastalıkları: Özellikle erişkin diyabet hastalarının tanı ve uzun dönem takibinde önemli rol oynar.
  • Çocuk Endokrinolojisi: Çocukluk ve ergenlik çağındaki diyabetin değerlendirme ve tedavisini yürütür.
  • Beslenme ve Diyet: Kişiye özel tıbbi beslenme tedavisini planlar.
  • Göz Hastalıkları: Diyabetik retinopati ve diğer göz komplikasyonlarını değerlendirir.
  • Nefroloji: Diyabetik böbrek hastalığının ileri veya karmaşık durumlarının yönetimine katılır.
  • Kardiyoloji: Kalp-damar hastalığı bulunan veya kardiyovasküler değerlendirme gereken hastalarda rol alır.
  • Nöroloji, yara bakımı ve ilgili diğer branşlar: Komplikasyonlara göre sürece dahil olabilir.
Her diyabet hastasının rutin olarak bütün branşlara görünmesi gerekmez. Konsültasyonlar kişinin komplikasyonları, riskleri ve klinik gereksinimlerine göre planlanmalıdır.

Diyabette Hangi Durumlarda Acil Değerlendirme Gerekir?

Aşağıdaki durumlarda gecikmeden tıbbi değerlendirme gerekir:

  • Bilinç değişikliği veya bayılma
  • Tedaviye rağmen düzelmeyen ciddi hipoglisemi
  • Çok yüksek kan şekeriyle birlikte bulantı, kusma veya karın ağrısı
  • Hızlı veya derin solunum
  • Belirgin sıvı kaybı
  • Keton yüksekliği
  • Ciddi halsizlik, uyku hali veya bilinç bulanıklığı

Bu belirtiler diyabetik ketoasidoz, hiperozmolar hiperglisemik durum veya ciddi hipoglisemi gibi acil tablolarla ilişkili olabilir.

Kan Şekeri ve Diyabet Riskinizi Değerlendirin

Kan şekeri yüksekliği, prediyabet veya diyabet açısından riskiniz varsa uygun kan testleri, metabolik değerlendirme ve kişiselleştirilmiş takip planı oluşturulabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Diyabet nedir?
Diyabet, insülin üretiminin yetersizliği, insülin etkisinin azalması veya bu mekanizmaların birlikte bulunması sonucunda kan glukozunun kronik olarak yükseldiği bir grup metabolik hastalıktır.
Diyabet kaç tipe ayrılır?
Başlıca kategoriler Tip 1 diyabet, Tip 2 diyabet, gestasyonel diyabet ve monogenik diyabet veya pankreas hastalıklarına bağlı diyabet gibi diğer spesifik diyabet tipleridir.
Tip 1 diyabet yalnızca çocuklarda mı görülür?
Hayır. Tip 1 diyabet çocukluk ve ergenlik döneminde sık görülmekle birlikte erişkin yaşlarda da başlayabilir.
Tip 2 diyabet yalnızca fazla kilolu kişilerde mi görülür?
Hayır. Fazla kilo ve obezite önemli risk faktörleridir ancak genetik yatkınlık ve diğer metabolik faktörler nedeniyle normal kilolu kişilerde de Tip 2 diyabet gelişebilir.
Diyabet tanısı nasıl konur?
Diyabet tanısında HbA1c, açlık plazma glukozu, oral glukoz tolerans testi veya klasik hiperglisemi belirtileriyle birlikte rastgele plazma glukozu kullanılabilir. Belirgin hiperglisemi yoksa tanının genellikle ikinci bir anormal testle doğrulanması gerekir.
Tip 1 diyabet insülinsiz tedavi edilebilir mi?
Hayır. Tip 1 diyabette belirgin insülin eksikliği bulunduğundan insülin tedavisi gereklidir. İnsülin enjeksiyonları, pompalar ve otomatik insülin verme sistemleri kişinin durumuna göre kullanılabilir.
Tip 2 diyabet hastalarının hepsi insülin kullanır mı?
Hayır. Tip 2 diyabette beslenme ve fiziksel aktiviteyle birlikte çeşitli ilaçlar kullanılabilir. Ancak belirgin hiperglisemi, insülin eksikliği veya diğer klinik gereksinimlerde insülin tedavisi gerekli olabilir.
Diyabet tamamen iyileşir mi?
Tip 1 diyabet günümüzde yaşam boyu insülin tedavisi gerektiren kronik bir hastalıktır. Tip 2 diyabette bazı kişilerde önemli kilo kaybı ve uygun tedavi sonrası ilaç kullanılmadan normal glukoz düzeylerinin sürdüğü remisyon gelişebilir; ancak bu durum kalıcı kür olarak kabul edilmez ve takip devam etmelidir.
Sürekli glukoz sensörü kimlerde kullanılabilir?
Sürekli glukoz ölçüm sistemleri özellikle insülin kullanan kişilerde yararlıdır ve güncel yaklaşımda Tip 1 diyabette erken dönemden itibaren önemli bir tedavi aracı olarak kullanılabilir. Uygunluk kişinin tedavisi ve ihtiyaçlarına göre değerlendirilir.
Academic Hospital notu: Diyabet tedavisi yalnızca kan şekerini düşürmekten ibaret değildir. Kalp-damar ve böbrek sağlığı, vücut ağırlığı, kan basıncı, lipid değerleri, hipoglisemi riski ve diyabet komplikasyonları birlikte değerlendirilmelidir. Randevu alabilirsiniz.

Kaynakça

  1. Academic Hospital. Diyabet: Şeker Hastalığı
  2. American Diabetes Association. Diagnosis and Classification of Diabetes: Standards of Care in Diabetes—2026
  3. American Diabetes Association. Pharmacologic Approaches to Glycemic Treatment: Standards of Care in Diabetes—2026
  4. American Diabetes Association. Diabetes Technology: Standards of Care in Diabetes—2026
  5. American Diabetes Association. Prevention or Delay of Diabetes and Associated Comorbidities: Standards of Care in Diabetes—2026