İçindekiler
  1. Hastane Enfeksiyonu Nedir?
  2. Hastane Enfeksiyonu Nasıl Bulaşır?
  3. En Sık Görülen Hastane Enfeksiyonları Nelerdir?
  4. Hastane Enfeksiyonu Belirtileri Nelerdir?
  5. Kimler Daha Fazla Risk Altında?
  6. Korunma Yöntemleri Nelerdir?
  7. Hastane Enfeksiyonlarının Tedavisi

Modern tıptaki tüm gelişmelere rağmen, hastane enfeksiyonları hem hasta sağlığını tehdit eder hem de tedavi sürecini zorlaştırır.

Hastane Enfeksiyonu Nedir?

Hastane enfeksiyonu, tıbbi adıyla nozokomiyal enfeksiyon, hastaneye yatan veya tedavi gören hastalarda ortaya çıkan ve hastane ortamında bulaşan enfeksiyonlardır.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, hastane enfeksiyonları özellikle yoğun bakım ünitelerinde ciddi bir sorundur. Genellikle hastaneye yatıştan 48 saat sonra gelişen ve öncesinde var olmayan enfeksiyonlar bu grupta değerlendirilir.

Hastane Enfeksiyonu Nasıl Bulaşır?

Hastane ortamındaki mikroorganizmaların doğrudan veya dolaylı yollarla hastalara bulaşmasıyla ortaya çıkar. Bu enfeksiyonların bulaşma yolları çok çeşitlidir.

  • Sağlık çalışanlarının elleri, hastalar arasında mikropların taşınmasında en önemli faktördür. Eldiven veya el hijyeni olmaksızın yapılan müdahaleler, enfeksiyon riskini artırır.Yeterli el hijyeni sağlanmadığında, mikroplar bir hastadan diğerine kolayca taşınabilir.
  • Kateter, damar içi iğne, solunum cihazı ve sonda gibi invaziv tıbbi cihazlar ve müdahaleler mikropların vücuda girmesine neden olabilir. Bunların uzun süreli ve uygunsuz / steril olmayan şekilde kullanımı enfeksiyon oranını yükseltir.
  • Yeterince steril edilmeyen tıbbi aletler, yüzeyler ve ortak kullanım alanları mikropların kolayca yayılmasına neden olur.Hastane odaları ve yoğun bakım ünitelerinin kontamine olması ve düzenli dezenfekte edilmemesi, çapraz bulaşma riskini önemli ölçüde artırır.
  • Ameliyat sonrası dönemde cerrahi yara enfeksiyonları da nadiren görülebilir. Ameliyat öncesi, sırasında  ve sonrasında dikkat edilmeyen kurallar ve yetersiz sterilizasyon cerrahi alan enfeksiyonlarına yol açabilir.
  • Bazı mikroorganizmalar hava veya damlacık yoluyla da bulaşabilir; özellikle yoğun bakım ünitelerinde ve bağışıklık sistemi zayıf hastalarda bu risk daha belirgindir.
  • Hastanede uzun süre kalma ve antibiyotik kullanımı hastanın değişik bölgelerinin ve bağırsak florasının dirençli mikroplarla kolonize olmasına yol açar. Bu şekilde hastane enfeksiyonları hastanın kendi vücudundan da gelişebilir.

 

En Sık Görülen Hastane Enfeksiyonları Nelerdir?

En sık görülen hastane enfeksiyonları arasında ilk sırada idrar yolu enfeksiyonları yer alır. Özellikle idrar sondası (kateter) kullanan hastalarda bu enfeksiyon riski yüksektir.

Bir diğer yaygın tablo ise hastane kökenli pnömoni, yani zatürredir.

Yoğun bakım ünitelerinde solunum cihazına bağlı hastalarda daha sık gelişir.

Ameliyat sonrası dönemde karşılaşılan cerrahi alan enfeksiyonları da önemli bir gruptur. Cerrahi yarada kızarıklık, şişlik, ağrı veya iltihaplanma şeklinde ortaya çıkar ve iyileşme sürecini uzatır. Uzun süre damar içi kateter kullanılan hastalarda kan dolaşımı enfeksiyonları görülebilir.

  • İdrar Yolu Enfeksiyonları (İYE)
  • Pnömoni (Hastane Kökenli Zatürre)
  • Cerrahi Alan Enfeksiyonları
  • Kan Dolaşımı Enfeksiyonları

 

Hastane Enfeksiyonu Belirtileri Nelerdir?

Hastane enfeksiyonu belirtileri, enfeksiyonun türüne ve hangi organı etkilediğine göre değişiklik gösterebilir. Ancak bazı bulgular birçok hastada ortak olarak görülür.

En sık karşılaşılan belirti yüksek ateştir. Ateşe çoğu zaman titreme, halsizlik ve genel durumda bozulma eşlik eder. 

  • Ameliyat sonrası gelişen enfeksiyonlar: yara bölgesinde kızarıklık, şişlik, ağrı, ısı artışı ve iltihaplı akıntı
  • Yoğun bakımda solunum cihazına bağlı hastalarda görülen zatürre: solunum sıkıntısı, sekresyonların artması - koyulaşması, ateş
  • Kan dolaşımı enfeksiyonları: ani ateş yükselmesi, titreme ve halsizlik
  • İdrar yolu enfeksiyonları: idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve yan ağrısı

Kimler Daha Fazla Risk Altında?

Hastane enfeksiyonu riski, bazı hasta gruplarında çok daha yüksektir. Özellikle yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören, bağışıklık sistemi zayıflamış olan hastalar en büyük risk grubunu oluşturur. Uzun süre kateter, damar içi iğne veya solunum cihazı kullanan kişilerde mikroorganizmaların vücuda giriş yolu kolaylaşır ve enfeksiyon gelişme ihtimali artar. Hastanede uzun süre kalma, vücut bütünlüğünü bozan işlemler ve antibiyotik kullanımı da hastane enfeksiyonu riskini arttırır.

Ayrıca diyabet, böbrek yetmezliği,  kronik akciğer hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkları bulunan bireylerde bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle enfeksiyon riski yüksektir. Yaşlı hastalar, yeni doğanlar, kanser tedavisi görenler ve organ nakli yapılmış kişiler de hastane enfeksiyonlarına daha yatkındır. Bu gruplarda enfeksiyonun erken teşhisi ve önlenmesi, tedavi başarısı açısından kritik öneme sahiptir.

Hastane Enfeksiyonlarından Korunma Yöntemleri Nelerdir?

Bu enfeksiyonların büyük bir kısmı alınacak basit ama etkili önlemlerle engellenebilir.

En temel korunma yöntemi el hijyenidir. Sağlık çalışanlarının hasta ile her temas öncesi ve sonrası ellerini yıkaması veya uygun dezenfektan kullanması, mikropların yayılmasını büyük ölçüde önler. Ayrıca tek kullanımlık malzemelerin tercih edilmesi ve kullanılan tıbbi aletlerin uygun şekilde dezenfekte veya steril edilmesi enfeksiyon riskini azaltır.

Kateter, damar içi iğne ve solunum cihazları yalnızca gerekli durumlarda kullanılmalı ve mümkün olan en kısa sürede çıkarılmalıdır. Ameliyat sonrası ise cerrahi alanın steril pansumanlarla korunması ve düzenli kontrol edilmesi gerekir. Bunun yanı sıra hastane odaları, yoğun bakım üniteleri ve ortak kullanım alanlarının düzenli dezenfekte edilmesi de çapraz bulaşmayı önleyen en önemli adımlardan biridir.

Hastaların ve hasta yakınlarının da hijyen kurallarına uyması, ziyaretçi sayısının sınırlandırılması ve bilinçli davranılması enfeksiyonların kontrolünde etkili rol oynar. İzolasyonu gereken hastaların hastalığının gerektirdiği izolasyon tipine (temas, damlacık, solunum izolasyonu gibi) uygun olarak izlenmesi, belirtilen kurallara sağlık personeli ve ziyaretçilerin uyması hastane içi bulaşları azaltmak açısından önemlidir.

Kısacası, hastane enfeksiyonlarından korunmak için hijyen, sterilizasyon ve bilinçli tıbbi uygulamalar temel şarttır.

Hastane Enfeksiyonlarının Tedavisi

Hastane enfeksiyonlarının tedavisi, enfeksiyonun türüne, hastanın genel sağlık durumuna ve hangi organı etkilediğine göre planlanır. Tedavide en önemli adım, enfeksiyona neden olan mikroorganizmanın doğru şekilde tespit edilmesidir. Bunun için kan, idrar, balgam veya yara kültürleri alınarak laboratuvar incelemeleri yapılır.

Hastane enfeksiyonlarına yol açan mikroplar genellikle tedavisi zor ve çok ilaca dirençli mikroplardır. Mikroba özel ve direnç durumuna uygun ilaç seçimi yapılır. Gereksiz veya yanlış antibiyotik kullanımı, tedaviyi zorlaştırabileceği gibi daha fazla antibiyotik direncine de yol açabilir. Bu nedenle tedavi mutlaka uzman hekim kontrolünde yürütülmelidir.

Destek tedavileri de önemlidir; ateşin düşürülmesi, sıvı desteği, solunum desteği veya yara bakımının yapılması hastanın iyileşme sürecini hızlandırır.

Editör: S. Ece Temizkan

İletişim: +90 530 917 18 04

Prof. Dr. Volkan Korten

Prof. Dr. Volkan Korten
İç Hastalıkları

Randevu ve detaylı bilgi için tıklayabilirsiniz.