Sağlıklı Yaşam
6162636465666768696106116126136146156166176186196206216226236246256266276286296
International

tr

Torasik Onkoloji

Randevu Talep Edin

Torasik Onkoloji Nedir?

Torasik Onkoloji, başta akciğer olmak üzere torasikkavitede, yani göğüs boşluğunda yer alan organlardaki tümörlerin tedavisini gerçekleştiren bölümdür. Bu bölgede görülen hastalıklar; akciğer kanserleri, akciğerlerde rastlanan küçük ve iyi huylu tümörler (pulmoner nodül), göğüs duvarı ve plevra tümörleri, metastatik akciğer tümörleri ve mediastinal tümörler olarak sıralanabilir.

 

Academic Hospital Torasik Onkoloji Bölümü

Academic Hospital Torasik Onkoloji Bölümü’nde; başta akciğer olmak üzere torasik kavitede, yani göğüs boşluğunda yer alan organlardaki tüm tümörlerin ve hastalıkların onkolojik tanı ve tedavilerini sağlamakta, bu süreç boyunca ilgili diğer tıbbi birimlerdeki hekimlerle işbirliğiiçinde hareket edilmektedir. 

 

Torasik Onkoloji’nin İlgi Alanına Giren Hastalıklar

Akciğer Kanseri:

Türkiye’de ve dünyada kansere bağlı ölümler listesinin başında akciğer kanseri gelmektedir. Bu kanser türü, akciğer dokusunda bulunan hücrelerin ihtiyacın dışında ve kontrolsüz olarak çoğalmasıyla ortaya çıkmaktadır. İhtiyacın dışında ve kontrolsüz olarak çoğalan hücreler, sadece akciğere değil diğer organlara da yayılıp zarar verebilme potansiyeline sahiptir. Akciğer kanserinin başlıca nedeni ise sigara ve tütün mamullerinin kullanımıdır. Sigara ve tütün mamullerinden uzak durmak, sağlıklı beslenmek, stresten kaçınmak, hava kirliliğinin ve havada insan sağlığına zararlı maddelerin olduğu ortamlara girmemek akciğer kanserine yakalanmamak için kolayca alınabilecek tedbirler arasındadır. Yavaş yavaş yayılan bu kanser türünün erken dönemde tanısının konması tedavi sürecinin başarıya ulaşmasında çok önemli rol oynamaktadır. O nedenle kendisinde akciğer kanseriyle ilgili belirtiler olduğunu düşünenlerin hiç gecikmeden bir hekime başvurmaları hayati önem taşımaktadır. Hastalığın birçok belirtisi vardır ve bu belirtilerden bazıları şunlardır: Öksürük, hâlsizlik, vücut ağrısı, göz kapağında düşme, göğüs ağrısı, yutma zorluğu, iştahsızlık, kilo kaybı, sık tekrarlayan enfeksiyon hastalıkları, parmakların uçlarındaki dokunun yuvarlaklaşması…  Akciğer kanseri, hem hasta hem de hasta yakınları için son derece zorlu geçen bir tedavi sürecini içermektedir. Bu zorlu dönemi atlatabilmek için kimi zaman hasta ve hasta yakınlarının psikoloji destek aldıkları da gözlemlenmektedir. 

Academic HospitalTorasik Onkoloji Bölümü hekimleri, akciğer kanserine yakalanmış kişilerin, bu dönemi rahat bir şekilde geçirip tekrar sağlıklarına kavuşabilmeleri için tıbbın kendilerine sunduğu en son imkânları kullanmaktadırlar. 

 
Pulmoner (Akciğer) Nodüller:

Çoğu zaman hiçbir belirti vermeyen akciğer nodülleri, başka bir hastalığa dair yapılan incelemeler neticesinde ortaya çıkmaktadır. Akciğer nodüllerinin oluşmasının birçok nedeni vardır. Bunlar arasında kalıtımsal özellikler, hücre bozulması, iltihaplı eklem romatizması, akciğerdeki kistler sayılabilir.  Hekimler bu nodüllere bilgisayarlı tomografi veya akciğer grafisi istediklerinde rastlamaktadırlar. Üç milimetreyi geçmeyen nodüller, beyaz noktacıklar olarak kendilerini göstermektedirler. Pulmoner nodüller, genel olarak iyi huyludur ve kansere sebebiyet vermezler. Ancak nodüllerin büyüklüğü 20 milimetreyi geçtiğinde, kanser olma ihtimali göz önüne alınmaktadır; bu durumda nodülden parça alınarak biyopsiye gönderilmektedir. Biyopsi sonucunda nodülün kanserli olduğu teşhis edildiği takdirde, kemoterapi ve/veya radyoterapi yöntemleri kullanılarak, nodülün bulunduğu bölgenin kanser hücrelerinden temizlenmesi sağlanmaktadır.

 
Göğüs Duvarı ve Plevra Tümörleri:

Göğüs duvarı tümörleri; iskelet, kas, bağ doku ve diğer metastatik tümörleri içeren geniş birgrubu oluşturur ve genellikle kanser hücrelerinin bulunduğu, kötü huylu tümörlerdir. Genellikle vücudun başka bir bölgesinde oluşan kanserli hücrelerin metastaz yaparak göğüs duvarına sıçramasıyla ortaya çıkmaktadır. Kanser hücreleri uzun süre sinsi bir şekilde göğüs duvarına yayılabildiği gibi ağrı ve deri altı şişkinlikleriyle semptomlar gösterebilmektedir. Göğüs duvarı tümörü,yumuşak deri kökenliyse belirti göstermeden büyümekte, eğer kemiklerden kaynaklanıyorsa hastanın ağrılar çekmesine neden olmaktadır. Cerrahi müdahalenin gerekli olabileceği göğüs duvarı tümörlerinde, Tıbbi Onkoloji’nin sunduğu imkânlardan yararlanılmaktadır. 

Plevra, diğer adıyla akciğer zarı;akciğerin dış, göğüs boşluğunun ise iç yüzünü örten iki zara verilen addır. Vücudun herhangi bir yerindeki kanserli hücreler, akciğer zarına da yayılabilmekte ve tümör oluşturabilmektedirler.  

 
Metastatik Akciğer Tümörleri:

Metastaz, vücudun herhangi bir bölgesinde bulunan kanserli hücrelerin, bulundukları bölge dışındaki doku ve organlara doğru yayılıp bu bölgeleri de kanserli hale getirmesidir. Akciğer de metastazların sıklıkla görüldüğü organlar arasında bulunmaktadır.  Kolon, böbrek ve meme, akciğere en çok metastaz yapan kanser türleridir. Bununla birlikte over ve rahim tümörleri, pankreas tümörleri, testis tümörleri de akciğere metastaz yapabilmektedir. Metastatik akciğer tümörlerinde, cerrahi müdahalenin yanı sıra radyoterapi veperkütan yöntemi de kullanılmaktadır. Hekimler, hangi tedavi yönteminin daha uygun olduğuna, hastanın akciğerlerinin kapasitesine göre karar vermektedirler. 

 
Mediastinal Tümör:

Mediastende, göğüsün ortasında yer alan ve akciğerleri ayıran alana verilen isimdir. Üç bölüme ayrılan mediastende alanında; önde göğüs kemiği, arkada omurga, sağda ve solda ise akciğerler yer almaktadır. Kalp, büyük kan damarları, nefes borusu, timüs bezi, yemek borusu ve bağ dokularının bulunduğu bu bölümde oluşan tümörlere ise mediastinal tümör denmektedir.  Mediastinal tümörler her yaştan insanda görülebilmektedir. Çocuklarda daha ziyade göğüs boşluğunun arka tarafındaki alanda tümöre rastlanmaktadır. Sinirlerde başlayan bu tümörler genel olarakiyi huylu tümörlerdir. Çocukların aksine yetişkinlerde rastlanan mediastinal tümörler ise göğüs boşluğunun ön tarafında ortaya çıkmaktadır ve kötü huylu, yani kanserli tümörlerdir. Kanserli olsun veya olmasın mediastende tümörlerin tümünün temizlenmesi gerekmektedir. Zira bu tümörler, büyük damarlara, kalbe ve kalp çevresine zarar verme riski taşımaktadırlar. 



Prof. Dr. Turgay Çelikel

Prof. Dr. Turgay Çelikel

Göğüs Hastalıkları
İç Hastalıkları
Yoğun Bakım
Torasik Onkoloji