Sağlıklı Yaşam
6162636465666768696106116126136146156166176186196206216226236246256266276286296
International

tr

Bel ve Boyun Ağrısı Polikliniği

Kronik ağrılar hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyen, sosyal ve psikolojik problemleri de beraberinde getiren önemli bir sağlık sorunudur. Bel ve boyun ağrısı şikâyeti, hastaların polikliniğe başvurma nedeni incelendiğinde, en sık görülen 2. şikâyettir. Verilen istirahat raporları incelendiğinde ise, istirahat raporlarındaki teşhisin, vakaların %15’inde bel ve boyun ağrısı olduğu gözlenmektedir.

Bel ve boyun ağrısı şikâyeti çok yaygın olmakla birlikte, hastaların %85’inde altta yatan bir patoloji, yani hastalık yoktur, durum çoğunlukla basit bir kas ağrısından ibarettir. Kas ağrısı görülen durumlar bazen morfinle bile zor kontrol altına alınırken, omurga tümörüne bağlı bir ağrı bazen basit bir ağrı kesici ile maskelenebilir. Dolayısıyla bel ve boyun ağrısı olan her kişi mutlaka bu konuda uzman bir hekim tarafından muayene edilmelidir. Bel ve boyun ağrısının altında bir hastalık yatıyorsa, bu nadiren yansıyan bir ağrı olabilse de, çok büyük çoğunlukla omurga ile ilgili bir sorunu işaret eder.

 

Neden Bel-Boyun Ağrısı Polikliniği?

Çoğu zaman altta yatan herhangi bir hastalık olmasa da, bazı durumlarda kanserden romatizmaya kadar birçok hastalığın habercisi olabilir. Ağrının nedeni teşhis edildikten sonra ağrı kaynağı, hastaya en uygun ilaçlarla ve girişimsel yöntemlerle tedavi edilir. Hastalar multidisipliner bir yaklaşımla ele alınır.

Bel ve boyun ağrısından şikâyetçi olan herkesi “Bel-Boyun Ağrısı” polikliniğimizde değerlendirilmek ve alanında uzman kadromuz ile en uygun tedaviyi planlamak için Academic Hospital’a bekliyoruz.

Bel-Boyun ağrılarına yaklaşım nasıl olmalıdır?                                                                  

 

Her zaman için ilk hedefimiz doğru teşhisi koymak, yani ağrının nedenini bulmaktır. Teşhis koymadan, ağrıları maskelemeye yönelik yapılacak medikal veya fizik tedavi yöntemleri, ağrının geçici olarak azalmasına ve fakat daha sonra aynı veya daha şiddetli bir şekilde tekrar etmesine yol açacaktır. Bel-boyun ağrısı polikliniğinde ilk değerlendirilmesi yapılan hasta, gereklilik durumuna göre, Beyin Cerrahisi, Ortopedi, Romatoloji, Nöroloji, Fizik Tedavi, Dâhiliye gibi branşlar tarafından değerlendirilecektir. Gerekli muayene ve tetkikler sonucunda bir teşhise ulaşıldıktan sonra da, hastaya teşhisine özgü tedavi başlanılır. Yani özet olarak tedavinin maksadı sadece ağrıları geçirmek değil, ağrılara neden olan hastalığı tedavi ederek ağrıları geçirmektir.

  

En sık görülen omurga hastalıkları;

  • En sık görülen omurga hastalığı, halk arasında fıtık tabir edilen, disk herniasyonudur. Bel ve boyun ağrısı şikâyeti ile polikliniğe başvuran hastaların %1 ila 3’ünde cerrahi gerektirebilecek bir fıtık mevcuttur. Fıtıklar bel, boyun ve sırt olmak farklı bölgelerde görülebilir.
  • Fıtıktan sonra omurgada en sık gördüğümüz hastalık, kanal daralmasıdır. Buna halk arasında kireçlenme de denilir. Eğer doğuştan gelen anatomik bir farklılık yoksa bu bir orta-ileri yaş hastalığıdır. Ellili yaşlarda başlangıç seviyelerini görsek de, asıl tablo altmışlı, yetmişli, seksenli yaşlarda ortaya çıkar.
  • Üçüncü sırada gördüğümüz dejeneratif omurga hastalığı ise halk arasında kayma diye bilinen “spondilolistezis” tir. Boyun bölgesinde de görülmekle birlikte en sık bel bölgesinde veya bel ile kuyruk sokumunun sakrum kemiği arasında görülür.
  • Bel ve boyun ağrısına neden olan diğer bir başlık ise kırıklardır. Genç hastalarda ciddi travmalar sonrası görebileceğimiz kırıklar, yaşlı ve ileri seviyede kemik erimesi olan hastalarda, şiddetli bir hapşırma ile bile gerçekleşebilir.
  • Diğer bir başlık ise tümörlerdir. Maalesef vücudumuzun diğer yerlerindeki tümörlerin sıçramayı yani “metastaz” yapmayı en çok sevdiği yer omurgadır. Dolayısıyla bilinen bir kanser tanısı olan hastanın bel veya sırt ağrısı başlarsa derhal bir görüntüleme yapmak gerekir.
  • Omurga enfeksiyonları da ülkemizde sık görülen bir bel ağrısı nedenidir. Tüberküloz omurgayı tuttuğu takdirde Pott absesi diye bilinen bir abse gelişimine yol açar. Tedavisi ilaçlarla olsa da, bazı durumlarda bu abseyi cerrahi olarak boşaltmak gerekebilir. Teşhis, kan tahlili ile konulur ve tedavisi ilaç tedavisidir.
  • Bel ve boyun ağrıları söz konusu olduğunda diğer bir başlık ise “deformiteler”, yani omurga şekil bozukluklarıdır.
  • Doğumsal sorunlar, karşımıza çıkan bir başka problemdir. Anne karnındayken omuriliğin oluşması esnasında oluşabilecek bazı sorunlar çok ciddi olup, bebek doğarken omuriliğin dışarıda doğmasına yol açacak kadar dramatik olurken, bazıları sessiz kalıp ergenlik döneminde veya genç erişkinlikte ortaya çıkabilir.
  • Bel ve boyun ağrısı söz konusu olduğunda gözden kaçan başlıklardan biri de romatizmal hastalıklardır. Romatizmal hastalıkların mekanizması, “enflamasyon” dediğimiz, herhangi bir mikrobiyolojik etken olmaksızın, vücudun kendi kendisine yarattığı bir tür iltihaplanmadır. Romatoid artrit gibi birçok romatizmal hastalık omurgayı etkileyebilirken, omurga da en sık gördüğümüz romatizmal hastalık “ankilozan spondilit”tir.