Sağlıklı Yaşam
6162636465666768696106116126136146156166176186196206216226236246256266276286296
International

tr

Endokrinoloji ve Metabolizma

Randevu Talep Edin

Endokrin Sistem ve Endokrinoloji Nedir?

Vücutta organlar, dokular ve hücreler arası iletişimi sağlayan ve adına “hormon” dediğimiz araçları üreten iç salgı bezlerinin oluşturduğu sisteme “Endokrin Sistem” adı verilmektedir. Hormonlar vücudun iç dengesini ve dışarıdan gelen uyarılara uygun yanıtı ayarlayan özel kimyasal bileşiklerdir. Farklı organların eylemlerini etkileyen bu kimyasallar, sağlıklı bir vücut için çok önemlidir. Çünkü üremeyi, büyümeyi, gelişmeyi, strese yanıtı, kan basıncını, vücut ısısını, zamanı ve zaman dönüşünü algılamayı ve metabolizmayı kontrol ederler.  Vücudun fonksiyonları için gerekli olan enerjinin ve besinin sağlanmasına da yardımcı olurlar. Hormonların etkilediği “metabolizma” denilen işlevler bütünü; yaşamak için gerekli olan besin maddelerinin bir dizi işlemden geçirilerek enerjiye dönüştürülmesini ve yapıtaşları olarak kullanılmasını sağlar.

 

Endokrinoloji: Hormon Bilimi

Hipofiz, hipotalamus, tiroid, paratiroid, pankreas, overler, testisler, böbreküstü bezleri, plasenta başlıca endokrin organlardır. Bununla birlikte damarların iç yüzeyini kaplayan endotel hücreleri ve yağ dokusu gibi bir organ olmamakla birlikte geniş doku alanları da önemli endokrin işlevler görürler. Bu salgı bezlerinin normalden az veya çok çalışması ya da işlevlerini tam olarak yerine getirememesi, çok çeşitli ve çok sistemi etkileyen arazların ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Tüm endokrin sistemde meydana gelen sorunların vücut üzerindeki etkilerini inceleyen, tanı ve tedavisini gerçekleştiren bölüme Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları adı verilmektedir. İç Hastalıkları Uzmanlığı yaptıktan sonra üst ihtisas olarak yapılan bir üst uzmanlık alanıdır.

 

Academic Hospital Endokrinoloji ve Metabolizma Bölümü

Academic Hospital Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümünde konusunda uzman olan hekimler, endokrin hastalıklarının tanı ve tedavisini yürütmektedirler. Hastalıkların tanısında fizik muayene, laboratuvar, gereğinde ileri tetkikler (genetik tetkikler, biyopsiler gibi) ve görüntüleme yöntemleri (ultrason, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans, sintigrafi gibi) kullanılmaktadır .

 

Endokrinoloji ve Metabolizma Bölümü Hangi Hastalıklarla İlgilenir?

Endokrinoloji ve Metabolizma hastalıkları: Glikoz (şeker) metabolizması hastalıkları  (diyabet, prediyabet, hipoglisemi gibi), kalsiyum metabolizması hastalıkları, hipofiz hastalıkları, seks hormonu bozuklukları, adrenal bozukluklar, kolesterol ve diğer lipid metabolizması bozuklukları, obezite ve diğer beslenme sorunları, osteoporoz ve diğer metabolik kemik hastalıkları gibi başlıca hastalıklarla ilgilenmektedir.

 

Glikoz metabolizması hastalıkları:

Diyabet bu başlık altındaki en önemli hastalıktır. Tanısı genellikle kan şekerindeki yükseklikle konulur ve endokrin uzmanlarının en çok takip ettiği hasta grubunu oluşturur. Diyabet, pankreas tarafından üretilen insülin hormonunun yeterince üretilememesi, üretilen hormonun yeterli etkinliğe sahip olmaması veya vücutta işlevinin yetersiz olması gibi sebeplerden ortaya çıkar. Prediyabet ise kan şekerinin normalden yüksek olması, ancak diyabet tanısı konacak orana ulaşmaması durumuna verilen isimdir. Genetik bir hastalık olan diyabet, kişinin yaşam tarzıyla da yakından ilişkilidir. Alınması gerekenden fazla karbonhidrat tüketimi, fazla alkol alımı ve sigara kullanımı, hareketsizlik diyabetin ortaya çıkmasında rol oynayan etkenler arasında bulunmaktadır. Diyabetiklerin mutlaka etkin tedavi ve takibi yapılmalıdır. Hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) de çok sık rastlanan glikoz metabolizması sorunudur. Tanı ve tedavisiyle hastanın yaşam kalitesinin artması sağlanır. Hipoglisemi tanısı alan kişilerin diyabete olan eğilimleri bilinmektedir.

 

Hipofiz bezi hastalıkları:

Beynin tabanına yakın, burnun arkasında yer alan ve endokrin sistemin orkestra şefliğini yapan bu bezin hastalıkları da oldukça sık görülmektedir. Büyüme gelişme gerilikleri, akromegali, prolaktin yüksekliği, erkek ve kadında cinsel fonksiyonlar ve üreme sağlığında bozulma gibi durumlarda hormon düzeyleri ölçümü ve görüntüleme yöntemleri tanı için kullanılır. 

 

Obezite ve beslenme sorunları:

Kiloluk, şişmanlık olarak bilinen obezite günümüzün en önemli sağlık problemlerinden birisidir. Obezite, vücuttaki yağ oranının normal miktarın üzerine çıkması ve vücut kütle indeksi olarak bilinen bir parametrenin 30 rakamının üzerinde hesaplanması olarak tanımlanabilir.  Genellikle hatalı yeme alışkanlığı ve hareketsiz yaşama bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kilo vermeyi zorlaştıran, almayı kolaylaştıran bazı durumlar ve hastalıklar gözden geçirilmelidir. Fizik muayene, laboratuvar ve gereğinde ileri tetkiklerle basit obezite, bir hastalığın kolaylaştırdığı obeziteden ayrılır.

 

Tiroid bezi hastalıkları:

Boyunda nefes borusunun önünde bulunan, kelebek şeklinde bir organdır.  Vücudun metabolizma, ısı, oksijenlenme, strese yanıtı gibi başlıca önemli fonksiyonlarında rol oynar. Metabolizma hızını kontrol etmede işlevi olan başlıca hormondur. Vücut ısının kontrol edilmesinde, enerji depolarının verimli kullanılmasında etkilidir. Tiroid bezi hastalıkları toplumda sık görülmektedir. Guatr (tiroid bezi büyümesi), hipotiroidi (az çalışması), hipertiroidi (çok çalışması), tiroiditler (iltihabı), tiroid nodüller, tiroid kanserleri başlıca hastalıkları olup endokrinoloji polikliniklerinde takip edilmektedirler.

 

Osteoporoz ve diğer kemik hastalıkları:

Halk arasında kemik erimesi olarak bilinmektedir. Çok yaygın rastlanan bir hastalık grubudur. Her iki cinsi de etkiler. Sadece bir kadın hastalığı değildir.  Genellikle yaşla birlikte sıklığı artar. Ancak erken teşhis ve önleme çok önemlidir. Osteoporoz, düşük kemik kütlesi ve kemik dokusunun yapısının bozulmasının sonucunda kemiklerde kırılma ve kırık eğiliminin artışıyla sonuçlanan metabolik kemik hastalığıdır. Menopoz sonrası dönemde kadınları daha çok etkileyen bu hastalığın, düzenli kontroller ve gerekli tıbbi tedavi yöntemleriyle, kişinin yaşamını olumsuz yönde etkilemeyecek şekilde düzeltilmesi sağlanabilmektedir.

 

Hiperlipidemi veya dislipidemi:

Yağ (lipid) metabolizması hastalıklarında kolesterol yüksekliği, HDL olarak bilinen bir kolesterol fragmanını düşüklüğü veya trigliserid yüksekliği araştırılmaktadır.   Vücuttaki lipid dengesindeki bozukluğun birçok nedeni bulunmaktadır.  Genetik yatkınlık, yeme-içme alışkanlıkları, hareketsizlik, aşırı stres bazı hastalıkların ve ilaçların seyrinde ortaya çıkması başlıca nedenler arasında sayılabilir. Bu nedenle tedavinin başarılı bir şekilde sonuçlanabilmesi için özellikle altta yatan bir neden varsa tedavi edilmeli ve kişinin yaşam koşullarını değiştirmesi sağlanmalıdır. Özellikle kalp ve damar sağlığı açısından kan yağlarının takibi önemlidir.

  

Böbreküstü bezi hastalıkları:

Adını böbreklerin hemen üzerinde bulunmasından alan böbreküstü bezleri (adrenal bezler), hayati önemi olan bazı hormonları salgılarlar. Stres hormonu olarak çok iyi bilinen adrenalin ve noradrenalin hormonları, kortizol hormonu ve zayıf androjenlerin yapıldığı yerdir. Az çalışması ve çok çalışması hayatı önemi olan sorunlara yol açar.

 

Diğer endokrin sorunlar:

Kalsiyum, sodyum, potasyum ve fosfat gibi elektrolit ve mineraller ait sorunlar, vitamin eksiklikleri, üreme sağlığı ve cinsel fonksiyon bozuklukları endokrin hastalıkların seyrinde sık rastlanan bozukluklardır. Hipertansiyonun bazı alt grupları da hormonlarla ilişkilidirler.

Prof. Dr. Betül Uğur Altun*

Prof. Dr. Betül Uğur Altun*

Endokrinoloji ve Metabolizma