Sağlıklı Yaşam
6162636465666768696106116126136146156166176186196206216226236246256266276286296
International

tr

Sarı nokta hastalığı nedir? Belirtileri nelerdir? Tedavisi var mı?
Buradasınız: Anasayfa / Sarı nokta hastalığı nedir? Belirtileri nelerdir? Tedavisi var mı?
11 Nisan 2021, Pazar

Sarı nokta hastalığı nedir? Belirtileri nelerdir? Tedavisi var mı?

Sarı nokta hastalığı nedir? Belirtileri nelerdir? Tedavisi var mı?

Sarı Nokta Hastalığı nedir?

Halk dilinde 'Sarı Nokta Hastalığı' olarak bilinen 'Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu' (YBMD), 60 yaş üzerindeki nüfusta görme kaybının en sık görülen nedenlerinden biridir. Bu hastalık, gözün iç yüzeyini kaplayan ağ tabakanın (retina) merkezinde, renginden dolayı sarı nokta (makula lutea) diye adlandırılan bölgeyi etkileyen bir hastalıktır. En keskin görmeyi ve renk görmeyi sağlayan hücrelerin sarı nokta bölgesinde olması nedeniyle, renk algsının ve okuma görüşünün bozulmasına, baktığımız yeri değil çevresini görmemize yol açar. Ağ tabakanın (retinanın) merkezinden uzakta meydana gelen geniş bir hasar, görmeyi hiç etkilemeyebilirken, sarı nokta bölgesindeki küçük bir bozulma bile belirgin bir görme azalmasına yol açabilir.

Sarı Nokta Hastalığının (Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunun) belirtileri nelerdir?

Bu hastalıkta retinanın merkezi bölümü etkilendiği için ilk bulgular, bulanık görme, düzgün olan çizgileri eğri ya da dalgalı görme şeklinde ortaya çıkar. Daha sonra kişi baktığı yerin ortasında karanlık bir lekeden şikayet eder. 'Sarı Nokta Hastalığı' (YBMD) iki gözü de tutan bir hastalıktır, ancak gözlerin hastalık seviyesi arasında fark olabilir. Bir göz, hastalığın daha ileri aşamasındayken, diğeri göreceli olarak daha iyi olabilir. Eğer 'Makula Dejenerasyonu' her iki gözde aynı anda oluşmuşsa görme problemleri daha erken; hastalık tek gözde daha ileri ise diğer gözün iyi görmesi nedeniyle hastalık genellikle daha geç fark edilir. YBMD ağ tabakanın merkezini etkileyen bir hastalık olduğundan çevre görme etkilenmez. Örneğin saate bakıldığında saatin dış kısmı, çevresi görülebildiği halde, saatin kadranı görülemez ve kaç olduğu anlaşılamaz. Hasta çevre görmesinin yardımıyla tek başına hareket edebilirken, ince işlerle ilgili görme bozulur ve kişinin günlük hayatı büyük ölçüde etkilenir; okuma, el işi yapma, araba kullanma gibi aktiviteler yapılamaz hale gelir.

'Sarı Nokta Hastalığı' (YBMD) kimlerde daha sık görülür?

Bu hastalığın gelişiminde kalıtsal ve çevresel faktörler önemli rol oynar. Ailesinde ve yakın akrabalarında 'Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu' olanlar, sigara içenler ve güneş ışığına çok fazla maruz kalanlar, kan, kolesterol düzeyi yüksek bulunanlar, hipertansiyon gibi kalp damar hastalığı olanlar 'Sarı Nokta Hastalığı' açısından daha riskli grupları oluştururlar.

'Yaşa Bağlı Makula Hastalığı' herkeste aynı şekilde mi seyreder?

'Yaşa Bağlı Makula Hastalığı'nı genelde ‘kuru tip’ ve ‘yaş tip’ olarak ikiye ayırırız. Hastalık kuru tip olarak başlar, bir kısmı ilerleyen yıllarda yaş tipe, bir kısmı ise ‘atrofik’ dediğimiz, gören hücrelerde kayıpla seyreden tipe dönüşür. Kuru tip Makula Dejenerasyonunda görme kaybı daha yavaş gelişir. Hastalığın ilk bulguları ile ciddi görme azalması arasındaki geçen süre uzun olabilir. Ancak kuru tipte vitamin desteği dışında bilinen bir tedavi yöntemi yoktur. Kuru tip olarak başlayan makula dejenerasyonlarının bir kısmında ise ağ tabaka (gözün iç yüzeyini döşeyen gören tabaka; retina) altında yeni damar oluşumları gelişebilir. Bu kuru tipin daha hızlı ilerleyen yaş tipe döndüğünün bir göstergesidir ve tedavi edilmezse merkezi görme hızla bozulabilir. Yaş tipte ağ tabaka (retina) altında oluşan normal dışı damarlardan sıvı sızması sonucu retina altında ve içinde sıvı birikir, ağ tabaka düzensizleşir ve buna bağlı olarak görüntüde şekil bozuklukları ve bulanıklık oluşur. Hastalık bu aşamada fark edilip tedavi edilmezse sonrasında bu damarlardan kanamalar oluşmaya başlar ve bu da görmede ani bir azalmaya yol açar.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

'Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu'nda, hastalığın seyrine göre değişebilen tedavi yöntemleri kullanılır. İlk bulguların gözlenmesinden itibaren, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak amacıyla, besin destekleri (Omega 3, çeşitli antioksidan vitamin ve eser elementler içeren haplar şeklinde), neredeyse bütün hastalarda kullanılır. Hastalığın yaş tipinin tedavisinde ise, göz içine zerk edilen ve hastanın durumuna göre hangisinin kullanılacağına hekiminizin karar vereceği birden fazla iğne seçeneği mevcuttur. Çoğunlukla iğne tedavisine ilaveten ama bazen de birincil tedavi olarak, ışık algılayan (fotoreseptör) hücrelere zarar vermeden, retina altında sıvı sızdıran damar yumağını kurutan özel bir lazer tedavisi olan Fotodinamik Tedavi (PDT), bir başka yöntemdir.

Ne yapmalı?

Korunma amacıyla sigaradan uzak durmak, aşırı güneşte kalmamak ve güneş gözlüğü kullanmak, antioksidanlardan yana zengin ve sağlıklı beslenmek, kilo, kan basıncı ve kolesterol kontrolü sağlamak önemlidir. Hastalığın erken evresinde tanı konması, görme kaybını geciktirebilir. Bunun için her hangi bir şikayetiniz olmasa bile yıllık düzenli göz muayenelerinizi ihmal etmeyiniz.