Varis Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Oluşturulma: 10.10.2024 · Son Güncelleme: 11.08.2026 · Kategori: Kalp ve Damar Cerrahisi · Academic Hospital Web ve Yayın Kurulu Tarafından Hazırlanmıştır.

Varis, çoğunlukla bacaklardaki yüzeyel toplardamarların genişleyerek kıvrımlı ve belirgin hale gelmesidir. Varisler kronik venöz hastalık spektrumunun bir parçasıdır ve özellikle toplardamar kapaklarının yeterince çalışmaması sonucu gelişen geri akımla ilişkili olabilir.

Varis yalnızca estetik bir görüntü oluşturabilir veya bacaklarda ağrı, ağırlık, kaşıntı, ödem ve gece krampları gibi yakınmalara neden olabilir. Daha ileri kronik venöz hastalıkta cilt değişiklikleri ve venöz ülserler gelişebilir.

Her görünen damar aynı hastalığı ifade etmez. Kılcal damarlar, retiküler damarlar ve gerçek variköz venler farklı venöz yapılardır. Ayrıca yalnızca estetik kılcal damarları olan belirtisiz kişilere rutin olarak ileri venöz inceleme veya safen ven ablasyonu yapılması gerekmez.

Varis Nedir?

Bacaklardaki toplardamarların görevi oksijeni azalmış kanı kalbe geri taşımaktır. Bu süreçte venöz kapakçıklar ve baldır kaslarının pompa etkisi yerçekimine karşı kan akımını destekler.

Yüzeyel toplardamarlarda basınç artışı ve damar duvarında genişleme meydana geldiğinde damarlar cilt altında kıvrımlı ve kabarık bir görünüm kazanabilir.

Tıbbi sınıflamada gerçek variköz venler genel olarak ayakta ölçüldüğünde çapı 3 mm'nin üzerinde olan genişlemiş yüzeyel venler olarak değerlendirilir.

Venöz Reflü ve Venöz Yetmezlik Nedir?

Venöz reflü, toplardamarlardaki kanın normal yönünün tersine geri akmasıdır.

Kapakçıkların yeterli kapanmaması durumunda ayakta dururken bacak toplardamarlarındaki basınç artabilir. Uzun dönemde bu durum:

  • Yüzeyel damarların genişlemesine
  • Varis oluşmasına
  • Bacaklarda ödem gelişmesine
  • Ciltte inflamasyon ve renk değişikliklerine
  • İleri olgularda venöz ülserlere

katkıda bulunabilir.

Reflü yalnızca kasıktaki safenofemoral bileşkede oluşmaz. Büyük safen ven, küçük safen ven, aksesuar safen venler, perforan damarlar veya bazı hastalarda pelvik kaynaklı venlerde farklı reflü paternleri bulunabilir.

Varis Neden Olur?

Varis gelişiminde damar duvarı yapısı, venöz kapakçıkların fonksiyonu, genetik yatkınlık ve venöz basıncı etkileyen çevresel faktörler birlikte rol oynayabilir.

Primer varislerde belirgin bir önceki damar hastalığı bulunmadan yüzeyel venöz reflü gelişebilir.

İkincil venöz hastalık ise örneğin daha önce geçirilmiş derin ven trombozu (DVT) sonrasında toplardamar kapaklarının zarar görmesi veya venöz çıkışın engellenmesi sonucunda ortaya çıkabilir.

Varis Gelişimini Etkileyen Risk Faktörleri Nelerdir?

Aile Öyküsü ve Genetik Yatkınlık

Ailede varis veya kronik venöz hastalık bulunması kişinin riskini artırabilir. Ancak aile öyküsü olan herkesin varis geliştirmesi beklenmez.

Yaş

Yaş ilerledikçe venöz kapakçıklarda ve damar duvarında meydana gelen değişiklikler nedeniyle varis görülme olasılığı artabilir.

Gebelik

Gebelik sırasında artan kan hacmi, hormonal değişiklikler ve büyüyen rahmin karın ve pelvis içindeki toplardamarlara uyguladığı basınç bacaklardaki venöz basıncı artırabilir.

Gebelik sırasında ortaya çıkan varislerin önemli bir bölümü doğumdan sonraki aylarda azalabilir; ancak çoklu gebelikler ve diğer risk faktörleri kalıcı varis olasılığını artırabilir.

Fazla Kilo

Fazla kilo ve obezite venöz basıncı ve kronik venöz hastalık riskini artırabilen faktörler arasındadır.

Uzun Süre Ayakta Kalmak veya Oturmak

Uzun süre hareketsiz biçimde ayakta kalmak veya oturmak baldır kas pompasının etkinliğini azaltabilir ve bacaklarda venöz basıncın artmasına katkıda bulunabilir.

Gün içinde düzenli yürüyüş ve kısa hareket molaları venöz dönüşü destekler.

Sıcak Ortamlar ve Dar Kıyafetler Varis Yapar mı?

Sıcak hava, sauna veya hamam gibi ortamlar damarların geçici olarak genişlemesine ve bazı kişilerde ağırlık, şişlik veya rahatsızlık hissinin artmasına neden olabilir. Ancak sıcak ortamların tek başına varisin temel nedeni olduğu söylenemez.

Benzer şekilde dar kıyafetler standart kılavuzlarda varisin temel nedeni olarak kabul edilmez. Rahatsızlık oluşturuyorsa daha rahat giysiler tercih edilebilir.

Varisin Belirtileri Nelerdir?

Varisler hiçbir belirti vermeyebilir.

Semptom olduğunda:

  • Cilt altında belirgin mavi-mor kıvrımlı damarlar
  • Bacaklarda ağırlık veya dolgunluk hissi
  • Ağrı veya sızlama
  • Yanma
  • Kaşıntı
  • Gece krampları
  • Ayak bileği ve bacaklarda şişlik
  • Uzun süre ayakta kalınca artan rahatsızlık

görülebilir.

İleri kronik venöz hastalıkta ayak bileği çevresinde kahverengi renk değişiklikleri, egzama benzeri cilt sorunları, cilt ve cilt altı dokusunda sertleşme ve venöz bacak ülserleri gelişebilir.

Varis Türleri Nelerdir?

Telenjiektaziler / Örümcek Damarlar

Cilt altında görülen, genellikle 1 mm'den küçük ince kırmızı, mor veya mavi damarlardır. Halk arasında kılcal varis veya örümcek damar olarak adlandırılabilir.

Retiküler Venler

Genellikle yaklaşık 1–3 mm çapındaki mavi-yeşil subdermal damarlardır.

Variköz Venler

Genellikle 3 mm'den büyük, kıvrımlı ve cilt altında kabarık hale gelen yüzeyel venlerdir.

CEAP Sınıflaması Nedir?

Kronik venöz hastalıkların klinik şiddetini ifade etmek için CEAP sınıflaması kullanılabilir.

Sınıf Klinik Bulgular
C0 Görünür veya hissedilir venöz bulgu yok
C1 Telenjiektazi veya retiküler venler
C2 Variköz venler
C3 Ödem
C4 Venöz hastalığa bağlı cilt değişiklikleri
C5 İyileşmiş venöz ülser
C6 Aktif venöz ülser

CEAP sınıfı tek başına hangi işlemin yapılacağını belirlemez; semptomlar, venöz Doppler bulguları ve kişinin klinik durumu birlikte değerlendirilir.

Variste Doppler Ultrason Ne Zaman Gerekir?

Venöz renkli Doppler ultrason, semptomatik varislerde venöz reflüyü değerlendirmek ve girişim planlamak için temel görüntüleme yöntemidir.

Ultrason ile:

  • Yüzeyel venlerde reflü
  • Derin venlerin açıklığı ve fonksiyonu
  • Daha önce geçirilmiş tromboza ait bulgular
  • Reflünün kaynağı ve yaygınlığı
  • Tedavi edilecek venlerin anatomisi

değerlendirilebilir.

Venöz reflü incelemesi mümkün olduğunda hastanın ayakta olduğu veya damarların yerçekimine bağlı dolduğu uygun pozisyonda yapılır.

Doppler ultrason iyonizan radyasyon içermez ve özel bir açlık hazırlığı gerektirmez.

Her kılcal damar için Doppler ultrason zorunlu değildir. Yalnızca estetik, belirtisiz telenjiektazi veya retiküler venleri olan kişilerde rutin venöz Doppler önerilmez. Belirgin ağrı, yanma, kanama, gerçek variköz venler veya girişim planı olduğunda inceleme daha anlamlı hale gelir.

Reflü İçin Damar Çapı Kaç Olmalıdır?

Patolojik reflü tanısı için safen venin mutlaka 5 mm veya başka belirli bir minimum çapa ulaşması gerekmez.

Güncel venöz kılavuzlarda yüzeyel truncal venlerde geri akım süresi, reflünün anatomik yaygınlığı, hastanın belirtileri ve klinik sınıfı birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle yalnızca damar çapına bakılarak “tedavi gerekir” veya “tedavi gerekmez” kararı verilmesi doğru değildir.

Gebelikte Varis

Gebelikte varis ve venöz şikâyetler sık görülebilir.

Gebelik döneminde tedavinin temelinde genellikle:

  • Düzenli hareket
  • Uzun süre hareketsiz ayakta veya oturur pozisyonda kalmamak
  • Dinlenirken bacakları yükseltmek
  • Gerekli hastalarda semptomları azaltmak amacıyla uygun kompresyon çorabı kullanmak

yer alabilir.

Gebelik sırasında varislere yönelik girişimsel tedaviler rutin olarak yapılmaz. Endovenöz ablasyon, skleroterapi veya cerrahi girişimler genellikle doğum sonrasına ertelenir; yalnızca istisnai klinik durumlarda farklı yaklaşım gerekebilir.

Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?

Varis tedavisi kişinin:

  • Şikâyetlerine
  • CEAP klinik sınıfına
  • Doppler ultrason bulgularına
  • Reflünün hangi damarda olduğuna
  • Ven anatomisine
  • Önceki tromboz veya tedavilere
  • Gebelik ve diğer sağlık durumlarına

göre kişiselleştirilir.

Yaşam Tarzı ve Kompresyon Tedavisi

Şikâyetlerin kontrolünde:

  • Yürüyüş ve düzenli fiziksel aktivite
  • Kilo kontrolü
  • Uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınma
  • Bacakların dinlenirken yükseltilmesi
  • Uygun hastalarda kompresyon çorabı

yararlı olabilir.

Kompresyon çorapları ağrı ve ödem gibi yakınmaları azaltabilir; ancak uygun bir girişim adayı olan semptomatik yüzeyel venöz reflü hastasında tedaviye geçmeden önce herkesin aylarca zorunlu olarak kompresyon çorabı kullanması gerekmez.

Endovenöz Ablasyon Nedir?

Doppler ile semptomatik ve tedavi gerektiren yüzeyel truncal reflü saptandığında uygun hastalarda problemli damarın endovenöz yöntemlerle kapatılması düşünülebilir.

Başlıca yöntemler:

Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA)

Lazer enerjisi kullanılarak reflü yapan damarın içeriden kapatılmasıdır.

Radyofrekans Ablasyon (RFA)

Radyofrekans enerjisiyle damar duvarına kontrollü termal enerji uygulanarak damarın kapatılmasıdır.

Termal Olmayan Yöntemler

Uygun hastalarda siyanoakrilat ile damar kapatma veya mekanokimyasal ablasyon gibi termal olmayan yöntemler de kullanılabilir.

“Lazer her hastada en iyi yöntemdir” şeklinde genel bir kural yoktur. Lazer, radyofrekans ve termal olmayan yöntemlerin seçimi ven anatomisine, damar çapına ve yerleşimine, hekimin deneyimine, mevcut teknolojiye ve hastanın özelliklerine göre yapılır.

Günümüzde uygun semptomatik safen ven reflüsünde endovenöz yöntemler açık cerrahi stripping işlemine göre sıklıkla tercih edilmektedir. Ancak bazı anatomik veya klinik durumlarda cerrahi yöntemler hâlâ uygun seçenek olabilir.

Skleroterapi ve Köpük Tedavisi Nedir?

Skleroterapi, tedavi edilmek istenen yüzeyel damarın içine sklerozan bir madde verilerek damarın kapanmasının sağlandığı tedavi yöntemidir.

Sklerozan madde:

  • Sıvı formda
  • Köpük formunda

uygulanabilir.

Ultrason eşliğinde köpük skleroterapi bazı variköz tributarlarda ve seçilmiş venöz reflü durumlarında kullanılabilir.

Seans sayısı her hastada üç değildir. Tedavi edilecek damarların sayısı, çapı, yaygınlığı, kullanılan ajan ve tedaviye verilen yanıta göre bir veya birden fazla seans gerekebilir.

Kılcal Varislerin Estetik Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kılcal damar ve retiküler venlerin tedavisinde amaç rahatsızlık veren veya kozmetik olarak istenmeyen yüzeyel damarların görünürlüğünü azaltmaktır.

Uygun hastalarda:

  • Sıvı skleroterapi
  • Köpük skleroterapi
  • Transkütan lazer tedavileri

kullanılabilir.

Semptomatik telenjiektazi ve retiküler venlerde skleroterapi güncel kılavuzlarda temel tedavi seçeneklerinden biridir. Çok ince damarlar, iğne fobisi, sklerozan madde alerjisi veya skleroterapiye yetersiz yanıt gibi durumlarda yüzey lazerleri düşünülebilir.

Tedavi sonrasında geçici morarma, hassasiyet, damar boyunca sertlik, pigmentasyon değişikliği veya yeni ince damar oluşumu görülebilir.

Varis Şikâyetlerini Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

Genetik ve yaş gibi bazı risk faktörleri değiştirilemez. Bununla birlikte venöz dolaşımı desteklemek için:

  • Düzenli yürüyüş yapmak
  • Uzun süre aynı pozisyonda kalmamak
  • Masa başında düzenli hareket molaları vermek
  • Baldır kaslarını çalıştırmak
  • Sağlıklı vücut ağırlığını korumak
  • Dinlenirken bacakları yükseltmek
  • Hekim tarafından önerilmişse uygun kompresyon çorabını doğru şekilde kullanmak

yararlı olabilir.

Varisin Komplikasyonları Nelerdir?

Varislerin çoğu yaşamı tehdit eden bir hastalık oluşturmaz. Ancak kronik venöz hastalık bazı kişilerde ilerleyebilir.

Komplikasyonlar arasında:

  • Kronik bacak ödemi
  • Ciltte kahverengi pigmentasyon
  • Venöz egzama ve inflamasyon
  • Lipodermatoskleroz
  • Venöz bacak ülseri
  • Yüzeyel ven trombozu / tromboflebit
  • Varis damarından kanama

görülebilir.

Varis ve kronik venöz hastalık bazı çalışmalarda derin ven trombozu ile ilişkili bulunmuştur; ancak her varis hastasının DVT veya akciğer embolisi geliştireceği anlamına gelmez. Tromboz riski yaş, hareketsizlik, geçirilmiş tromboz, gebelik, kanser, ameliyat ve diğer faktörlerle birlikte değerlendirilir.

Tek bacakta aniden gelişen belirgin şişlik, ağrı, sıcaklık artışı veya renk değişikliği DVT açısından değerlendirilmelidir. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, kanlı öksürük, bayılma veya ciddi nefes darlığı gelişmesi ise acil değerlendirme gerektirir.

Varis İçin Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Aşağıdaki durumlarda damar hastalıkları açısından değerlendirme uygun olabilir:

  • Ağrı, ağırlık veya kaşıntıya neden olan belirgin varisler
  • Bacak veya ayak bileğinde sürekli ödem
  • Ciltte kahverengi renk değişikliği veya egzama
  • İyileşmeyen bacak yarası
  • Sert, kızarık ve ağrılı yüzeyel damar
  • Varis damarından kanama
  • Daha önce DVT geçirilmiş olması
  • Tekrarlayan varisler

durumlarında venöz sistemin değerlendirilmesi gerekebilir.

Varis ve Venöz Dolaşımınızı Değerlendirin

Varislerin görünümü kadar ağrı, ödem, cilt değişiklikleri ve Doppler ultrason ile belirlenen venöz reflünün kaynağı da tedavi planında önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Varis nedir?
Varis, çoğunlukla bacaklardaki yüzeyel toplardamarların genişleyerek kıvrımlı ve belirgin hale gelmesidir. Venöz kapakçık yetersizliği ve buna bağlı geri akım bazı varislerin gelişiminde önemli rol oynar.
Her varis hastasına Doppler ultrason yapılmalı mı?
Hayır. Yalnızca estetik ve belirtisiz kılcal damar veya retiküler venleri bulunan kişilerde rutin Doppler gerekli değildir. Semptomatik gerçek varislerde, ödem veya cilt değişikliklerinde ve girişim planlanırken venöz Doppler ultrason temel değerlendirme yöntemidir.
Varis tedavisi için damar çapının 5 mm'den büyük olması şart mı?
Hayır. Patolojik yüzeyel venöz reflü için güncel kılavuzlarda zorunlu bir minimum damar çapı bulunmamaktadır. Tedavi kararı yalnızca çapa göre değil; reflünün süresi ve yaygınlığı, belirtiler, klinik sınıf ve ven anatomisi birlikte değerlendirilerek verilir.
Varis tedavisinde lazer en iyi yöntem midir?
Her hasta için tek bir en iyi yöntem yoktur. Endovenöz lazer, radyofrekans ve termal olmayan yöntemlerin seçimi ven anatomisine, reflünün yerleşimine, damar özelliklerine, hastanın klinik durumuna ve tedaviyi uygulayan ekibin deneyimine göre yapılır.
Köpük tedavisi kaç seans yapılır?
Köpük veya sıvı skleroterapi için herkese uygulanacak sabit bir seans sayısı yoktur. Seans sayısı tedavi edilen damarların sayısı, çapı ve yaygınlığı ile tedaviye verilen yanıta göre değişebilir.
Gebelikte varis tedavisi yapılır mı?
Gebelik sırasında girişimsel varis tedavileri rutin olarak uygulanmaz ve genellikle doğum sonrasına ertelenir. Düzenli hareket, bacakların yükseltilmesi ve gerekli hastalarda semptomları azaltmak amacıyla uygun kompresyon çorabı kullanılabilir.
Varis çorabı varisi tamamen tedavi eder mi?
Kompresyon çorabı bazı hastalarda ağrı, ağırlık ve ödem gibi belirtileri azaltabilir ancak mevcut venöz reflüyü ortadan kaldırmaz. Girişime uygun semptomatik venöz reflü varsa endovenöz tedaviler ayrıca değerlendirilebilir.
Varis tehlikeli olabilir mi?
Varislerin çoğu ciddi bir sağlık tehdidi oluşturmaz ancak bazı kişilerde kronik ödem, cilt değişiklikleri, venöz ülser, yüzeyel ven trombozu veya kanama gelişebilir. Ani tek taraflı bacak şişliği veya nefes darlığı gibi bulgular ise derin ven trombozu ve akciğer embolisi açısından acil değerlendirme gerektirebilir.
Academic Hospital notu: Varis tedavisinde yalnızca görünen damarların çapına bakılmaz. Şikâyetler, klinik evre, venöz Doppler bulguları ve reflünün anatomik kaynağı birlikte değerlendirilmelidir. Randevu alabilirsiniz.

Kaynakça

  1. Academic Hospital. Varis Nedir? Belirtileri ve Tedavileri Nelerdir?
  2. Society for Vascular Surgery, American Venous Forum and American Vein and Lymphatic Society. Clinical Practice Guidelines for the Management of Varicose Veins of the Lower Extremities
  3. Gloviczki P, et al. 2023 SVS/AVF/AVLS Clinical Practice Guidelines – Part II
  4. European Society for Vascular Surgery. 2022 Clinical Practice Guidelines on the Management of Chronic Venous Disease of the Lower Limbs
  5. National Institute for Health and Care Excellence. Varicose Veins: Diagnosis and Management
  6. Society for Vascular Surgery. Varicose Veins