Bebek Bekliyorum

bebek-bekliyorum

Gerçekten bebek istiyor musunuz?
 
Bu sorunun yanıtını eşler birlikte vermeli. Eğer iki taraf da “artık bir bebeğimizin olması zamanı geldi” diyorsa, önlerindeki süreci değerlendirmeleri gerekir. Bebek istiyorsanız ve doğurganlık açısından hiçbir probleminiz yoksa, her adet döneminde ortalama yüzde 25 gebe kalma şansına sahipsiniz. İlişki sıklığı, yaşınız ve zamanlamanız da gebeliği etkiler.
Çocuk sahibi olabilecek çağdaki yetişkinlerin yüzde 10 – 15’inin kısırlık sorunu ile karşılaşmaları olasılığı da var. Ancak bu sorun, günümüzde çeşitli tedavi yöntemleriyle büyük oranda aşılabiliyor. Bebek bekleme sürecine girmek için önce çiftlerin buna karar vermesi gerekiyor.
Doğumun sağlıklı gerçekleşmesi için, anne adayının bu çok özel olaya kendini hazır hissetmesi büyük önem taşıyor. 
Unutulmamalı ki, anne olmak korkulacak bir durum değil, aksine bir sevinç ve övünme nedenidir. Başta eşi ve diğer yakınları anne adayına bunu hissettirmelidir.
 
Gebeliğe Hazırlık
 
Gebelik öncesi, yanıt verilmesi gereken ilk soru şu olmalı:
  • Anneliğe hazır mıyım?
  • Düşünce olarak anneliğe hazır olmak çok önemli; ancak, anne adayının sağlık açısından da buna hazır olması gerektiği unutulmamalı.
  • Uygunsa, gebelik öncesi bazı kan tetkikleri ve vitamin desteği ile ilk adımlar atılabilir. 
  • Gebelik düşünüldüğünde doktora başvurulmalıdır. Bebeğin sağlığı için gebelikten 3 ay önce başlanıp, gebeliğin ilk 3 ayında devam edilen folik asit takviyesi yapılması uygun olabilir. Bu takviye, bebekte oluşabilecek bazı sakatlıkları % 50 oranında azaltabilmektedir.
  • Normal bir gebelikte doğumun nasıl yapılması açısından son gebelik ayı dikkate alınmalıdır.
  • İdeal olan normal doğumdur. Ancak günümüzde çeşitli etkenlere bağlı olarak sezaryen tercih edilebilir. Bu tercihte özel sağlık nedenleri ve daha önce sezaryenle doğum yapmış olmak gibi etkenler rol oynayabilir.
 
Neler Yapılmalı?
 
İlk 4 ayda yapılan ve ultrason + kan testleri ile Birlikte gerçekleştirilen bazı testler bütün gebeler için gereklidir.
Ayrıca, özel sağlık durumu, yaşa bağlı sorunu ve genetik problemleri olan gebelerde ilave testler olabilir.
Herhangi bir sistemik hastalığın tedavisi amacıyla gebe kalınmasının önerilmesi doğru olmaz.
Bir bebeğe gösterilen özen, gebelik sürecinde anne adayına da gösterilmelidir.
 
Hem bebek hem anne açısından sağlıklı bir doğum gerçekleşmesi için hekimle düzenli ilişki içinde olunması son derece önemlidir.
Anne adayı ile hekim ilişkisi doğumun sağlıklı sonuçlanması açısından olduğu kadar anne adayının güven duygusunun pekişmesi açısından da önem taşır. Bu ilişki sayesinde anne adayı doğum gününe kadar korkularını yenmiş, artık bebeğini kucağına almaya hazır özgüvenli bir kimlik kazanır.
 
Gebelik Kadını Nasıl Etkiler?
 
Gebelik, kadın yaşamının en önemli süreçlerinden biridir. Bu süreç anne adayına neşe getirebileceği gibi, onu karamsarlığa da sürükleyebilir.
Gebelik sırasında ve sonrasında gelişen en önemli sağlık sorunlarından biri depresyondur. Buna perinatal denilir. Depresyon belirtileri, çoğunlukla gebelik sonrası süreçte ortaya çıkan doğal davranışlarla benzerlik taşıdığı için fark edilmeleri gecikebilir.
 
Belirtiler şunlardır:
  • Yorgunluk hali 
  • Uyku sorunları (uyku azalması veya artması) 
  • Yoğun duygusal tepkiler (mutsuzluk ve umutsuzluk) 
  • Kilo artışı 
  • İştah azalması veya artması 
  • Huzursuz ve sinirlilik 
  • Aşırı ağlama hissi 
  • Enerji ve motivasyon kaybı 
  • Konsantrasyon güçlüğü ve karar vermede güçlük 
  • Değersiz ve suçlu hissetmek 
  • İlgi ve istek kaybı 
  • Arkadaş ve sevdiklerinden uzaklaşmak 
  • Bedensel şikayetler (Baş ağrısı, kalp çarpıntısı) 
Ruh Sağlığını Bozan Etkenler
 
İstenmeyen gebelikler, pişmanlıklar ve yeni süreçle ilgili endişeler kadının ruhsal dengesini bozucu etki yapabilir.
 
Başlıca etkenler şöyle sıralanabilir:
  • Aile ve arkadaş desteğinden yoksun olmak 
  • Bebekle ilgili endişeler 
  • Gebelik sırasında yaşanan medikal sıkıntılar ve diğer yaşam sorunları 
  • Eş ilişkisinde zorluklar 
  • Genç yaşta gebe kalmak 
  • Ailede benzer psikiyatrik şikayetlerin bulunması 
  • Madde ve alkol kullanımı. 
Gebelik sonrasında depresyon oluşmasını kolaylaştıran başlıca etkenler:
  • Doğum sonrası yorgunluk
  • Uyku bölünmeleri 
  • Dinlenemeden bakıma devam etmek 
  • Doğum sonrası yükün altında ezilmek 
  • Annelik rolü ile ilgili aşırı endişe 
  • Doğum sonrası ev ve bakım işlerinin artması 
  • Her şeyi tam ve mükemmel yapma isteği 
  • Gebelik öncesi kimliğin kaybolduğu düşüncesi 
  • Zamanı kullanma özgürlüğünün azaldığı hissi 
  • Kendi isteklerini karşılamakta zorlandığı duygusu 
  • Evde geçen zamanın artması 
  • Kendine eskisi kadar zaman ayıramaması 
Kadın Nasıl Davranmalı?
 
Gebelik öncesinde ve sonrasında dengeli bir ruh hali için anne adaylarının şunları uygulaması doğru olur: 
  • Dinlenin. Bebeğiniz uyuduğunda siz de uyuyun. 
  • Kendinize baskı yapmayın. Yapabildiğinizi yapın gerisini bırakın. 
  • Yardım isteyin. Eşiniz ve yakınlarınızdan belirli şeyler için somut yardımlar isteyin. 
  • Eşinizle, arkadaşınızla, akrabanızla konuşun, kendinizi nasıl hissettiğinizi paylaşın. 
  • Uzun süre yalnız kalmayın. 
  • Kısa yürüyüşler yapın. 
  • Eşinizle vakit geçirin. 
  • Diğer annelerle sohbet edin, bilgi alın. 
  • Gerekiyorsa uzmandan yardım alın. 
Lohusalık Dönemi
 
Doğum sonrası kadın, ancak kendisinin hissedebileceği tarifi olanaksız duygular içinde olacaktır.
Yakınlarına bu süreçte önemli görevler düşer.
  • Bütün ilgi bebeğe yöneltilip anne kenara itilmemeli. 
  • Anne, kendini sadece bir doğurma aracı gibi hissetmemeli. 
  • Çocuğa gösterilecek ilgi için bile anneden izin alınmalı. 
  • Övücü sözlerle kadınlık gururu okşanmalı. 
  • Doğurduğu için pişmanlık değil gurur duyması sağlanmalı. 
  • Özellikle aile büyükleri onun artık bir anne olduğunu ve bebeğini büyütme sorumluluğu üstlendiğini kabul etmeli, bunu hissettirmeli. 
  • Anne de bu süreçte
  • Kesinlikle ağır kaldırmamalı. 
  • Beslenmesine özen göstermeli. 
  • Hekiminin tavsiyesine uygun davranmalı. 
  • Emzirmekten kaçınmamalı. 
Bebeğin Beslenmesi
 
Bebeğin beslenmesinde ideal gıda anne sütüdür. Ancak anne sütü olmadığı durumlarda hekimin tavsiye edeceği başka gıda verilebilir. Günde 8 – 12 kez meme verilmelidir.
Bebek ilk 6 aylık süreçte sadece anne sütü ile beslenerek sağlıklı gelişebilir. Bu süreçte suya bile ihtiyaç duymaz.
 
Anne sütü:
  • Bebeği hastalıklardan korur, ona bağışıklık kazandırır. 
  • İshal, zatürre, kalp ve bağırsak hastalıklarından korur. 
  • Bebeği kabızlıktan korur. 
  • Bebeğin daha zeki olmasını sağlar. 
  • Ani beşik ölümü riskini azaltır. 
  • Bebeğin alerji olasılığını düşürür. 
Bütün bunların yanı sıra emzirmek:
  • Kadının vücut dengesine daha çabuk dönmesini sağlar. 
  • Kadını, göğüs kanseri ve kemik erimesinden korur. 
  • Rahmin normal hale gelmesini hızlandırır. 
  • Bebekle anne arasındaki duygusal bağı güçlendirir. 
Anne adayları!
 
Lütfen; 
  • Özellikle ileri aylarda zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmayın.
  • Araçta arka koltukta oturun.
  • Emniyet kemerini bebeği koruyacak şekide takın.
  • İyotlu tuz kullanın.
  • Stresten uzak durun.
 
Anne adaylarnın yakınları!
 
Lütfen;
  • Gebelik, kadının hassasiyetini artırır; hassas ve kırılgan olurlar. Ona karşı anlayışlı olun.
  • Gebeliğin 6. ayından itibaren kalça, bel, omuz kaslarında kasılma, bazı bağlarda gevşeme olabilir. Kas ve bağlardaki bu değişiklikler ve duruş bozuklukları bel, sırt ve birçok bölgede ağrıya, uyuşmaya ve kramplara yol açabilir. Bunlar masajla giderilebilir.
 
Anne adayının eşi!
 
Lütfen;
  • Erkek olarak eşinize bu dönemde çok daha müşfik davranın.
  • Eşinizi rahatlatacak masajları siz yapın.
  • Hamile eşinizin; baş, boyun, saç dipleri, el, kol, ayak ve bacaklarına yapacağınız masaj, hem anneyi hem bebeği mutlu eder. 
 
Anne adayına tavsiyeler
 
Sigara
  • Bebeğin sağlığı için kesinlikle sigara ve alkol kullanmayın. Sigara içilen ortamlardan uzak durun.
Yürüyüş
  • Her gün düzenli yürüyüş yapın. Oturarak çalışmak durumunda iseniz, her saat başı kalkıp 5 dakika yürüyün.
Cep telefonu
  • Cep telefonunuzu üzerinizde taşımayın; çantanızda taşıyın. Cep telefonu ile uzun süre konuşmayın.
Yük taşıma
  • Gebelik sürecinde ağır yük taşımayın, ağırlık kaldırmayın, eğilip doğrulurken dikkatli davranın.
Manyetik alan
  • Alışveriş merkezlerinde, havaalanlarında, güvenlik amaçlı kullanılan manyetik alanlardan geçmeyin.
Giysiler
  • Gebelikte naylon ve sıkı giysi kullanmayın. Ayağa tam uyan ve alçak topuklu ayakkabı giyin.
Cinsel ilişki
  • Gebeliğin ilk ve son ayında cinsel ilişkide bulunmayın. Diğer dönemde de dotorunuzun tavsiyesine uygun davranın.
Uçak yolculuğu
  • Gebelik sürecinde seyahat edebilirsiniz. Ancak, 32. haftadan sonra uçak yolculuğu yapmayın.
Ev kazaları
  • Evlerde sık görülen kazalardan korunun, çarpmaya, kaymaya, düşmeye karşı önlem alın.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı