Ağrı

İnsanın yaratılışından beri var olan ve onun tüm yaşam niteliklerini olumsuz yönde etkileyen, işgücünü azaltan ya da yok eden, korku ve huzursuzluk kaynağı olan bir duygudur.
Uyku bozukluklarına, kişinin kendisini kontrol etme yeteneğini kaybetmesine, öfke, korku, saldırganlık, ümitsizlik, suçluluk duygusu, depresyon gibi kişilik bozukluklarının oluşmasına neden olur. Bunlara bağlı olarak; mesleki, ekonomik, ailevi sorun hatta felaketlere yol açabilir.

Tanımı ve Türleri
Ağrı, oluşan ya da oluşmak üzere olan doku harabiyeti sonucunda hissedilen olumsuz, hoş olmayan duyusal ve duygusal deneyim olarak tanımlanabilir.
Genellikle bedensel ve psikolojik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar.

Ağrı Türleri
• Akut olarak (aniden) gelişen,
• Hastalıklara bağlı olarak oluşan (kanser, pankreatit v.b.)
• Ölümcül bir hastalığa bağlı olmayan fakat sürekli yaşanan ağrılar
diye üç grupta toplanabilir.

Akut Ağrı
Doku harabiyeti sırasında ve sonrasında hissedilir. Uyarıcı ve koruyucu, yani olumlu bir niteliği vardır (kesilen ya da yanan elinizi çekmemiz ve ağrıya neden olan uyarıdan uzaklaşmamız gibi). Dokunun kendini onarması ile kaybolur.

Hastalıklara Bağlı Ağrı
Osteoartrit, romatizma, fibromiyalji, tümör oluşumu, böbrek taşı, pankreatit, safra kesesi atağı gibi hastalıklara bağlı olarak hissedilen uykusuzluk, öfke ve depresyon ile birlikte yaşanan ağrıdır. Hastalığın tedavi edilmesi ve nedenin ortadan kalkması ile kaybolur.

Sürekli Ağrı
Ölümcül bir hastalığa bağlı olmayan fakat sürekli yaşanan ağrı; genelikle geçmişte yaşanmış bir doku harabiyeti ile ilgili ve farklı bir vücut bölgesinde hissedilebilen ağrı türüdür. Ağrıya; gerginlik, depresyon, cinsel istek azlığı giderek bireyler ve toplumla ilişkilerin bozulması gibi bulgular eşlik eder.

Ağrıya Neden Olan Hastalıklar

Baş ağrısına neden olan hastalıklar
Migren, baş ve boyun bölgesinde enfeksiyon (sinüzit gibi), kafa içi tümörleri ve damar yapısındaki bozukluklar (anevrizma gibi), boyun kas ve omurlarının hastalıkları stres.

Eklem, kemik ve yumuşak doku hastalıkları
Osteoartrit, romatoid artrid, fibromiyalji, bel ve boyunda disklerin fıtıklaşması, ameliyat sonrası geçmeyen ağrılar.

İç organların hastalıkları
Göğüs ağrısı, mide barsak, safra kesesi, böbrek, mesane, pankreas, idrar yolları, yumurtalık, rahim, cinsel organların hastalıkları ve mensturasyon.

Damar hastalıkları
Burger hastalığı, damar tıkanıkları, sinir hasarına bağlı; şeker hastalığı, zona, bir organın kesilmesi(amputasyon), omurilik kesi ve hasarları, kol ve bacak yaralanması, kırıkları veya operasyonu sırasında, felç sonrası yüzdeki sinirlerin hastalıkları (trigeminal nevralji gibi).

Kan hastalıkları
Orak hücreli anemi, kanser.

Sürekli ağrı tedavi edilmelidir!
Süreli ağrı basit bir acı değil, başlı başına hastalıktır. Olumsuz etkilerinden kurtulmak için mutlaka tedavi edilmelidir. Ağrıya neden olan hastalığın tedavisi her zaman mümkün olmayabilir, (kanser, migren, omurilik kesileri gibi) veya neden olan hastalık kontrol altına alınsa bile ağrı devam edebilir. Bu gibi durumlarda sürekli ağrının; kişinin ruhsal, bedensel ve sosyal hayatında neden olduğu olumsuzluklar nedeni ile ağrının ortadan kaldırılması ve yaşam kalitesinin arttırılması birinci hedeftir.

Sürekli Ağrı Tedavi Yöntemleri
Uluslar Arası Ağrı Araştırmaları Derneği (IASP), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gibi ağrı konusunda çalışan uluslararası kuruluşların belirlediği protokollere göre; ağrı tedavisi ağızdan uygulanan ilaçlar ile başlar. Tedaviye basit ağrı kesicilerle başlanır. Hastanın yanıtına göre morfin gibi daha güçlü ağrı kesiciler eklenebilir. Ağızdan ilaç alamayan hastalarda diğer uygulama yolları kullanılır (kas içi, cilt, rektal, sinir çevresi gibi).
Sinir hasarı sonucu oluşan bazı özel ağrı türlerinde ağrı kesici ilaçların yanı sıra epilepsi veya depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar da kullanılmaktadır. Özelikle depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, ağrı kesici özelliklerinin yanı sıra, kişinin psikolojik durumu ve uyku üzerine olumlu etkileri nedeni ile sürekli ağrı türlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

İlaç Tedavisinde Genel Kural
İlaçların ağrı başladığında değil, düzenli aralıklar ile alınması ve en az yan etki ile sürekli ağrı kontrolü sağlayacak, kişiye özel dozun ayarlanmasıdır. Uygun dozun ayarlanması ve gerektiğinde ilaçların değiştirilmesi için hastanın kontrollerini aksatmaması gerekir. Ağızdan ilaç tedavisinin yeterli olmadığı bazı durumlarda ağrılı bölge yakınına veya sinirlerin geçtiği bölgelere enjeksiyonları tercih edilebilir. Tekrarlayan enjeksiyon gereken durumlarda ise plastik bir tüp (katater) yerleştirilmesi gerekebilir.
Sürekli ağrı türlerinin bazılarında fizyoterapi ilaç tedavisi kadar önemlidir. Psikolojik destek ise hastanın yaşama daha olumlu bakabilmesini, çevresi ve toplumla ilişkilerini düzenlemesini sağlaması nedeni ile sürekli ağrı tedavisinin bir parçasıdır.

Ağrınızın Giderilmesi İçin Kime Danışabilirsiniz?
Sürekli ağrı çekiyorsanız, hastalığınızı tedavi etmekte olan doktorunuzun önerileri ağrınızı kesmeye yetmeyebilir.Bu durumda bir ağrı uzmanına danışmalısınız. Sadece ağrı tedavisiyle ilgilenen uzman hekime tıpta “algolog” denir.
Unutmayın; hasta ve algolog işbirliği ile geçirilemeyecek ağrı yoktur.

Ağrı katlanmak zorunda olduğunuz bir deneyim değildir.